» Kurucudan Mesaj

İnsanın insana olan zulmüne susmak da yaralamak değil midir?
 

Hem kendi ülkemde hem de Afrika ve Asya ülkelerinde ruhu yara almış, acısı etine kemiğine dayanmış çocuklar gördüm. Her defasında içim çaresizlik duygusuyla dolmuş, yapmam gereken bir şeyler olmalı sorumluluğu ruhumu kemirmişti. Genç bir üniversite öğrencisiyken yoksul insanların hayat koşullarını iyileştirme amacıyla insani yardım çalışmalarına başladım.

 

Kendi ülkemde ve farklı ülkelerde travmaya maruz kalmış, ötekileştirilmiş, yoksul insanlarla çalıştım. Ne kadar uzağa gittiysem o kadar yakınlık gördüm. Hiçbir şeyi olmayan insanların ne kadar çok verebildiklerine, aç-susuz olmalarına rağmen, bir lokma ekmeği de paylaşabildiklerine, ruhu yara bere içinde olmalarına rağmen şefkatle sevebildiklerine ve insan sıcaklığının bir gökyüzü kadar büyük olduğuna tanık oldum.

Ama sevginin olmadığı yerlerde şiddet ve düşmanlığın yaygın olduğuna da gördüm. Yokluk ve yoksunluk çeken insanların bir lokma ekmek için bedenlerini sattıklarına, bu durumdan kar eden seks endüstrilerinin gittikçe arttığına ve bu endüstrilerin çocuk fuhşunu yaygınlaştırmak için soluksuz çalıştıklarını da gördüm.

‘‘Sevginin” bu hayatta en büyük servet, sevgisiz olanların en yoksul kişiler olduğunu öğrendim.

 

‘‘İnsan’’ olmanın en önemli koşulunun da acıyı, yokluğu, zenginliği paylaşmak olduğunu öğrendim.

Ancak insan insana tutunarak sevgi dolu, barışçıl ve hep umutları olan bir insanlık inşa edebiliriz. 

 

Mevlana’nın bir sözü var ki duyduğumdan beri yüreğimde yatar;
       "Acının karşısında bir mum yak, Güneş gibi yükselirsin…"


Sizler de Güneş olun… 

Sevgi ve dayanışmayla,

Ayten Zara

Teşvikiye Mh.

Ihlamur Nişantaşı Yolu Sk. No: 56/4

34365 Şişli İstanbul

  • RSS Besleme
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon

© 2015 Dünya İnsani Dayanışma Derneği (DidDer / WHR)