» Kurucudan Mesaj

1996 yılıydı. Üniversite öğrencisiydim. Hem çalışıyor hem de okuyordum. Hindistan’a gidebilecek parayı biriktirmek için birden çok işte çalışıyordum. Sonunda 1996 yılında Hindistan’a vardım. Ancak sevgi ve nefret ilişkisi kurduğum bir yer oldu Hindistan. Rengini, kültürel çeşitliğini sevmiş; ama yoksulluğunu, açlığını ve insanın insanı ötekileştirmesini sevmemiştim. Bir anım var ki ne zaman hatırlasam içimi sızlatır. Para dilenen küçük bir kız çocuğunun üstünden dökülen mağduriyete dayanamayıp ona sarılıp öpmüştüm. Hindistan’da dokunulmazlar (untouchables) dedikleri bir sınıftandı bu kız çocuğu. Bu küçük kıza sarıldığım için azarlanmış, kız çocuğu da taşlanarak bizim bulunduğumuz bölgeden uzaklaştırılmıştı!


Yıllar içinde hem kendi ülkemde hem de Afrika ve Asya ülkelerinde tıpkı bu kız çocuğu gibi ruhu yara almış, acısı etine kemiğine dayanmış çocuklar gördüm. Her defasında içim çaresizlik duygusuyla dolmuş, yapmam gereken bir şeyler olmalı sorumluluğu ruhumu kemirmişti. Bu yüzden daha üniversite öğrencisiyken yokluk ve yoksunluk çeken insanların hayat koşullarını iyileştirme amacıyla sivil toplum çalışmalarına başladım.


Kendi ülkem ve farklı ülkelerde birçok azınlık grupla çalıştım ve ne kadar uzağa gittiysem o kadar yakınlık gördüm. Hiçbir şeyi olmayan insanların ne kadar çok verebildiklerine, aç-susuz olmalarına rağmen, bir lokma ekmeği de paylaşabildiklerine, ruhu yara bere içinde olmalarına rağmen şefkatle sevebildiklerine ve insan sıcaklığının bir gökyüzü kadar büyük olduğuna tanık oldum.

Ama sevginin olmadığı yerlerde şiddet ve düşmanlığın yaygın olduğuna da tanık oldum.  Yokluk ve yoksunluk çeken insanların bir lokma ekmek için bedenlerini sattıklarına, bu durumdan kar eden seks endüstrilerinin gittikçe arttığına ve bu endüstrilerin çocuk fuhuşunu yaygınlaştırmak için soluksuz çalıştıklarına tanık oldum.

 

Sevgili Yoldaşlar,
 

Bu hayatta en önemli şeyin ‘‘Sevgi’’ olduğunu, en yoksul kişinin bir seveni olmayan olduğunu öğrendim. Ve gördüm ki insan insana tutuna tutuna var olabiliyor.
 

Sevgi dolu ve barışçıl bir dünya için umudumuzu insanlığa bağlamalıyız. Çünkü bir tek insan insanın zehrini alabiliyor.

Mevlana’nın bir sözü var ki duyduğumdan beri yüreğimde yatar;
       Acının karşısında mum yak, Güneş gibi yükselirsin…
Sizler de Güneş olun…

Sevgiyle.

Ayten Zara

Teşvikiye Mh.

Ihlamur Nişantaşı Yolu Sk. No: 56/4

34365 Şişli İstanbul

  • RSS Besleme
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon

© 2015 Dünya İnsani Dayanışma Derneği (DidDer / WHR)